Bir Poların Hikâyesi: Kayseri’de Soğuk, İçimde Sıcak Kalan Şey
Tavsiye Ettiğimiz İçerik: En iyi nevresim kumaşı hangisi ?
Kayseri’nin kışı sert olur derler ya, aslında sadece hava değil, insanın içi de sertleşir biraz. Rüzgâr yüzüne çarparken sadece tenini değil, düşüncelerini de keser gibi gelir. Ben bunu en çok o eski polar montumla anladım.
O mont… aslında basit bir şeydi. Ama bazı eşyalar vardır ya, sıradan görünür ama hayatının bir dönemini taşır. Benim polarım da öyleydi.
O gün, sabah erken saatlerde evden çıkarken annem kapıdan seslendi:
“Üşütme kendini!”
Ben de klasik cevabımı verdim:
“Tamam anne.”
Ama içimden geçen şuydu: Üşümem ben, artık büyüdüm.
Ne kadar yanılmışım.
O Poların Bana İlk Dokunuşu
O polar montu ilk aldığım günü hatırlıyorum. Üniversiteye yeni başlamıştım. Param azdı, gururum çoktu. Mağazada o montu giydiğimde kendimi olduğumdan daha güçlü hissetmiştim.
Sanki dünya biraz daha az sertti.
Sanki Kayseri’nin soğuğu bile “tamam bu çocukla biraz nazik olalım” demişti.
Kasaya giderken içimde garip bir mutluluk vardı. Satıcı “güle güle kullan” dediğinde ben sadece başımı sallamıştım ama içimden “bunu giyince her şey biraz daha kolay olacak” diye geçirmiştim.
O zamanlar bilmiyordum; bazı şeyler seni soğuktan değil, hayattan korur.
İlk Kış: Polar Kumaş Nasıl Yıkanır Sorusunun Doğduğu Gün
Her şey o ilk kışın ortasında başladı.
Bir gün arkadaşlarla Erciyes’e çıkmıştık. Kar, gökyüzünden değil de sanki hayatın içinden düşüyordu. O kadar yoğun, o kadar gerçekti.
Polarımı giydim. O an kendimi hazırlıklı hissediyordum.
Ama dönüşte bir şey oldu.
Montum çamur olmuştu.
Sadece kirlenmemişti, sanki o günün yorgunluğunu da üstüne almıştı.
Eve geldiğimde annem montuma baktı ve sadece şunu dedi:
“Bunu düzgün yıkaman lazım, yoksa bozulur.”
İşte o an ilk kez düşündüm:
Polar kumaş nasıl yıkanır?
O soru basit bir temizlik sorusu değildi. Sanki o montu kaybetme korkusu gibi içime oturmuştu.
Yıkama Makinesinin Önünde Uzun Bir Bekleyiş
Banyoda çamaşır makinesinin önünde dakikalarca durduğumu hatırlıyorum.
Mont elimdeydi.
Makine sessizdi ama içim gürültülüydü.
Bir yandan internetten bakıyorum, bir yandan annemin sesi kafamda:
“Yanlış yıkarsan mahvolur.”
O an fark ettim ki, bazen insanlar değil, eşyalar da kırılabiliyor.
Ve ben kırılmasını istemediğim bir şeye bakıyordum.
Polar kumaş nasıl yıkanır sorusu, bir anda teknik bir bilgi değil, bir kaybetme korkusuna dönüşmüştü.
Makineye koymadan önce elim titredi.
Soğuk su mu? Ilık su mu? Düşük devir mi?
Sanki sınav sorusu gibi.
Ama bu sınavın yanlış cevabı “sıfır puan” değil, “bir hatıranın kaybı”ydı.
İlk Yıkama ve Küçük Bir Hayal Kırıklığı
Makine çalıştı.
O ses… insanın içini rahatlatması gerekirken beni huzursuz etti.
Dakikalar geçti.
Bekledim.
Ve sonunda kapak açıldı.
Montu elime aldım.
Bir şey farklıydı.
Tam bozulmamıştı ama eskisi gibi de değildi.
Yumuşaklığı azalmış gibiydi.
Sanki biraz daha sessiz olmuştu.
İçimden şunu dedim:
Ben yanlış yaptım.
O gün ilk kez şunu hissettim: bazen küçük bir hata, büyük bir hissi değiştirebilir.
Babamın Sessiz Cümlesi
Akşam babam montu elinde çevirdi.
Çok konuşmazdı zaten.
Sadece şunu dedi:
“Polar kumaş nasıl yıkanır diye önce bakacaksın evladım.”
Sonra sustu.
Ama o cümle, bir öğüt gibi değil de bir gerçek gibi kaldı içimde.
O gece defterime şunu yazdım:
“Bazı şeyleri yıkarken sadece su kullanmıyorsun, dikkat de kullanıyorsun.”
İkinci Kış: Öğrendiğim Şeyler
Kefta olarak bu yazımızda “En kaliteli sabun hangisidir” konusunu masaya yatırıyoruz. Keyifli okumalar!
Zaman geçti.
Hayat devam etti.
Üniversite, sınavlar, arkadaşlar, yalnızlıklar…
Ama o polar hâlâ bendeydi.
Artık eskisi gibi yeni değildi ama daha gerçekti.
Bir gün yine kirlendi.
Ama bu sefer farklıydım.
Hemen makineye atmadım.
Durup baktım.
Sanki ona “hazır mısın?” diye soruyordum.
Bu sefer interneti açtım, dikkatle okudum.
Düşük sıcaklık.
Hassas program.
Ağır sıkma yok.
Yumuşak deterjan.
O an şunu düşündüm:
Demek ki mesele sadece yıkamak değilmiş.
Daha Dikkatli Bir Ben
Makineyi ayarlarken bu sefer acele etmedim.
Sanki bir şeyi kaybetmemeyi öğreniyordum.
Polar kumaş nasıl yıkanır sorusu artık bir korku değil, bir sorumluluktu.
Makine çalışırken yanında oturdum.
İlk yıkamadaki gibi kaçmadım.
Bu kez bekledim.
Sessizce.
Ve garip bir şekilde, bu bekleyiş bana iyi geldi.
Kurutma Anı ve Küçük Bir Umut
Montu asarken rüzgâr hafifçe vuruyordu.
Kayseri’nin soğuğu yine vardı ama bu kez içimde bir sıcaklık vardı.
Mont kurudukça şekli geri geliyordu.
Sanki bana kırgın değilmiş gibi.
O an içimde küçük bir umut oluştu.
Belki de bazı şeyler tamamen bozulmazdı.
Sadece doğru şekilde yaklaşmak gerekiyordu.
Üçüncü Kış: Bir Hatıranın Ağırlığı
Şimdi yıllar geçti.
O polar hâlâ dolabımda.
Artık günlük olarak giymiyorum.
Ama atamıyorum da.
Çünkü o sadece bir mont değil.
Bir dönemin sessiz tanığı.
Üniversiteye yeni başladığım halim, ilk yalnızlığım, ilk hata korkum…
Hepsi onda.
Bazen dolabı açıp bakıyorum.
Elimle dokunuyorum.
Ve içimden geçen şey değişmiyor:
İyi ki öğrenmişim.
Polar Kumaş Nasıl Yıkanır Sorusunun Asıl Cevabı
Şimdi geriye dönüp bakınca anlıyorum.
Polar kumaş nasıl yıkanır sorusu aslında sadece bir bakım sorusu değilmiş.
Daha dikkatli olmayı, acele etmemeyi, küçük şeyleri önemsemeyi öğreten bir soruydu.
Soğuk su mu sıcak su mu değil mesele.
Mesele, neyi ne kadar önemsediğin.
Son Bir Bakış
Kayseri’nin soğuğu hâlâ aynı.
Ama ben aynı değilim.
Artık bir montu yıkarken bile düşünmeyi öğrendim.
Çünkü bazı şeyler suyla değil, dikkatle temizlenir.
Ve bazı hatıralar, doğru bakarsan hiç kirlenmez.
İlgili Makale: En kaliteli dolgu hangisi ?