BTK Kimleri Denetler? Bugün her gün internete bağlanırken, sosyal medyada gezintiye çıkarken, e-ticaret sitelerinden alışveriş yaparken ya da telefonumuzla konuşurken, bir şeylerin denetlendiğini pek düşünmüyoruz. Peki, bu dijital dünya ne kadar düzenli ve denetimli? Türkiye’de internetin, iletişimin ve bilişim dünyasının düzenlenmesinden sorumlu olan kurumlardan biri de BTK, yani Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu. Hadi gel, bu BTK ne iş yapıyor ve kimleri denetliyor, biraz daha derinlemesine bakalım. BTK’nın Kuruluşu ve Görevleri BTK, 2000’li yılların başında, internetin hızla yayılmaya başlamasıyla birlikte Türkiye’de dijital altyapının yönetilmesi amacıyla kuruldu. Bilgisayarlar, internet ve telefonlar hayatımızın tam merkezinde yer almaya başlamışken, bu araçların doğru bir…
Yorum BırakGünlük Sözler Yazılar
Bacakta İnce Mor Damarlar İçin Hangi Doktora Gidilir? Hayatın telaşında, insana kendi bedenini sorgulatacak bir durumla karşılaştığında, ilk yapmamız gereken şey ne olmalı? Bedenimizdeki ufak değişiklikleri, izleri ve rahatsızlıkları düşünürken, bir yanda gözümüzün önüne gelen etik sorular ve bilgiye nasıl ulaştığımızla ilgili sorular yer alır. Bir insan, bacaklarında ince mor damarlar fark ettiğinde, ne yapmalıdır? Hangi uzmanlık alanı bu durumu en iyi şekilde çözebilir? Ve daha da derinlemesine düşündüğümüzde, bu tür bir tıbbi durumun karşısında insanın etik sorumlulukları ve bilgiye dayalı karar verme süreçleri nasıl şekillenir? Tıpkı bu soruda olduğu gibi, felsefe hepimize en derin ve anlamlı soruları sorar. Fakat…
Yorum BırakAskerde Hangi Boxer Giyilir? Edebiyat Perspektifinden Bir Yorum Kelimenin gücü, kültürlerin ve toplumların en derin köklerine kadar uzanır. Bir kelime, bir dünyayı değiştirir, bir duygu, bir düşünceyi dönüştürür. Edebiyat, sadece yazı değil, bir tür doğaüstü gerçekliktir; bir anlam arayışıdır. Her kelime, bir evrenin kapılarını aralar, her cümle, insan ruhunun en derin bağlarını keşfeder. Bugün, ilk bakışta sıradan bir soru gibi görünen, “Askerde hangi boxer giyilir?” sorusunu edebiyatın derinliklerinden çözümlemeye çalışacağım. Aslında, bu basit bir tercih gibi görünen seçim, bir kültürün, bir kimliğin ve bir toplumsal yapının sembolüdür. Edebiyatın gücünden faydalanarak, bu soruyu farklı metinler, temalar ve karakterler üzerinden inceleyeceğiz. Bir…
Yorum BırakKendini Terk Etmek: Edebiyatın Derinliklerine Yolculuk Kelimeler, insanın en büyük keşif aracıdır. Her kelime, bir evrenin kapılarını aralar, her anlatı bir hayatın izlerini taşır. Kendini terk etmek, belki de bu kelimelerin en derin anlam taşıyanlarından biridir. Edebiyat, yalnızca kelimelerden ibaret değildir; bir insanın iç dünyasındaki çalkantıları, yaralarını, yolculuklarını ve yeniden doğuşlarını anlatan bir aynadır. Bu yazıda, edebiyatın gücünden yararlanarak, “kendini terk etmek” kavramını çözümlemeye çalışacağız. Hem bireysel bir deneyimi hem de toplumsal bir fenomeni ortaya koyacak olan bu yolculuk, okurun kendi içsel çağrışımlarına ve duygusal tecrübelerine kapı aralayacak. Edebiyatın gücü, yalnızca bir hikayenin anlatılmasında değil, anlatının bizlere sunduğu anlamda yatar.…
Yorum BırakE-Arşiv Fatura Sistemi: Pedagojik Bir Bakış Bir neslin öğrenme deneyimlerinin dönüşümü, toplumsal değişimlerin ve teknolojik ilerlemelerin doğal bir yansımasıdır. Eğitimde, teknoloji her geçen gün daha fazla yer almakta, bu durum öğretme ve öğrenme yöntemlerini derinden etkilemektedir. Hepimiz, eğitim hayatımız boyunca çeşitli öğrenme biçimlerine tanık olduk: kimimiz görsel materyallerle, kimimiz deneyimler ve pratiklerle öğrenmeyi daha verimli buldu. Ancak son yıllarda teknoloji, öğrenme süreçlerine sadece bir araç olmanın ötesinde, öğrenmeyi dönüştüren bir güç haline gelmiştir. Bu yazıda, eğitim ve öğretim bağlamında dönüşen bir kavramdan bahsedeceğiz: E-Arşiv Fatura Sistemi. Bu dijital sistemin, toplumsal ve pedagojik etkilerini keşfederken, teknolojinin öğrenme üzerindeki etkilerini de inceleyeceğiz.…
Yorum BırakKelimenin gücü, her zaman insanlık tarihinin en eski ve en güçlü araçlarından biri olmuştur. Bir kelime, bazen bir düşünceyi, bir duyguya dönüşür; bazen de bir yaşamı şekillendirir. Edebiyat, kelimeler aracılığıyla dünyayı dönüştürürken, büyük veri de aynı şekilde, “anlatıların” gücünden beslenir. Ancak bu anlatı, dijital çağda sadece bir kelimenin ötesine geçerek, sayılar, algoritmalar ve kodlarla biçimlenir. O halde, “Büyük veri nasıl elde edilir?” sorusunu edebiyat perspektifinden ele almak, sadece teknolojik bir süreçten bahsetmek değil; aynı zamanda hikayeler, semboller ve anlatı teknikleri üzerinden bu veri denizine nasıl yol alacağımızı anlamak demektir. Büyük Veri ve Edebiyat: Birbiriyle İç İçe Geçen Anlatılar Veri: Metinler…
Yorum BırakBitki Çayları ve Sivilce: Psikolojik Bir Perspektif Vücutta, ciltte veya zihinsel süreçlerde bir değişim yaşadığımızda, çoğu zaman bunun sadece fiziksel bir sorun olmadığını fark ederiz. Özellikle cilt sağlığı, bireylerin psikolojik durumları ve toplum içindeki algılarıyla doğrudan ilişkilidir. Sivilce gibi cilt sorunları, yalnızca biyolojik bir tepki değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal bir etkileşimin de sonucudur. Hangi bitki çayı sivilceye iyi gelir sorusu, bu sorunun fiziksel boyutunun ötesine geçerek, bireylerin duygusal, bilişsel ve sosyal süreçlerini nasıl etkileyebileceğini sorgulamamıza olanak tanır. Birçok kişi, sivilcelerinin ciltlerindeki görünür izlerden daha fazlasını temsil ettiğini fark eder. Psikolojik etkiler, özgüven kaybı, depresyon, kaygı gibi duygusal durumlar…
Yorum BırakDuyular Arası Aktarma: Edebiyatın Duyusal Zenginliği Edebiyat, kelimelerle dünyaları inşa etme sanatıdır. Her satır, her sözcük, okurun zihninde bir iz bırakır ve bu iz, bazen görsel, bazen işitsel, bazen de duygusal bir etki yaratır. Ancak edebiyatın gücü yalnızca kelimelerde değil, aynı zamanda duyular arasındaki ince geçişlerde ve etkileşimlerde gizlidir. Duyular arası aktarma (sinestezi), bir duyunun diğerine aktarılmasıyla oluşan bir edebi tekniktir ve bu teknik, okurun duyusal algısını genişletir, metni daha derinlemesine deneyimlemelerini sağlar. Duyular arası aktarma, her bir duyunun diğerine karıştığı bir dünyayı yaratır. Bir renk, bir sesin etkisini taşırken, bir tat bir duyguyu çağrıştırabilir. Bu kavram, sadece bir anlatım…
Yorum Bırakİtalyanlar Makarnaya Ketçap Döker Mi? Toplumsal Bir Keşif Bazen yemek, sadece beslenmekten daha fazlasıdır. Yediklerimiz, kültürümüzün, kimliğimizin ve toplumsal yapımızın bir yansımasıdır. İtalyanlar için makarna, sadece bir yemek değil, tarih, gelenek ve gururun bir simgesidir. Ancak bir gün, bir arkadaşım bana İtalyanlar’ın makarnaya ketçap döküp dökmediğini sorduğunda, bu basit sorunun çok daha derin toplumsal anlamlar taşıdığını fark ettim. Makarna ve ketçap arasındaki ilişki, toplumsal normlar, kültürel pratikler ve güç dinamiklerini sorgulamamıza neden olabilir. Bu yazıda, İtalyanlar’ın makarnalarına ketçap döküp dökmediklerini sadece bir yemek alışkanlığı olarak değil, toplumsal bir pratik olarak inceleyeceğiz. Toplumsal Normlar ve Makarna Kültürü Toplumsal normlar, bir toplumun…
Yorum BırakRüyada Sel Baskını Görmek Ne Anlama Gelir? Pedagojik Bir Bakış Öğrenme, insan yaşamının her aşamasında bizi dönüştüren, şekillendiren ve zamanla daha bilinçli bir birey olmamızı sağlayan bir süreçtir. Tıpkı bir nehrin yavaşça yatağında ilerlemesi gibi, öğrendiğimiz her şey birikir, bizi etkiler ve yaşam yolculuğumuzu şekillendirir. Fakat, bazen bu yolculukta karşımıza beklenmedik engeller çıkar. Rüyada sel baskını görmek de bu tür beklenmedik engellerden biridir. Bu rüya, kişinin bilinçaltındaki korkuları, kaygıları ve içsel fırtınaları simgelerken, bir yandan da yaşadığı öğrenme sürecindeki zorlukları ve dönüşüm gerekliliğini işaret edebilir. Pedagojik açıdan bakıldığında, öğrenme sadece bilgi alıp vermekten ibaret değildir; aynı zamanda bireyin kendisini, duygusal…
Yorum Bırak